Basın > Katılım sigortasıyla beraber sigortacılığı büyütmeliyiz / Star Ekonomi


Zeliha Saraç - Kahve Molası 

Dünyada sigorta sektörü nasıl gidiyor? 

Genel olarak baktığımızda sigortacılığın çıkışından bugüne, ekonomik gelişimle sigortacılık gelişimi birbiriyle paralel. Bir ülkenin ekonomisi ne kadar çok gelişiyorsa sigortacılık sektörü de o kadar gelişiyor. Gelişmiş ülkelerde sigortalılık yüzde 90’larda hatta birçok branşta yüzde 100’de ülkemize baktığımızda bu oran çok az. Ülkemizde yangın sigortaları hâl^yüzde 20-25’lerde ama gelişmiş ülkelerde yüzde 90’lar 95’lerin üzerinde. İslam ülkelerinde dini hassasiyetlerden dolayı yaptırmak istediği halde yaptırmayan bir kesim de var. Ekonomisi gelişmiş bile olsa İslam ülkelerinde biraz daha düşük seviyede kalabiliyor. Her konuda olduğu gibi bilinçlendirmek, eğitimini vermek çok önemli. Ancak bilinçlendirmek önemli ama ekonomik durum da önemli. İnsanların alabilecek gücü olması sigortalayacak emtiasının olması, sigortalamaya değer bir emtiasının olması gerek. 

BİR KORUMA GÜVENCESİ 

- Warren Buffett ‘önce tasarruf yapın sonra harcayın’ der. Bu bilinç mi yerleşmeli acaba? 

Sigorta tam olarak bir tasarruf değil bir koruma bir güvencesi. Sigorta yaptığınızda insanlarımız şöyle düşünüyor; ‘niye tasarruf olarak göreyim, para ödüyorum, 10 yıl bana hiçbir şey olmadı. Evime hırsız girmiyor ben niye yapıyorum ki senede 1.000 lira ekstra bir tasarruf değil.’ Ama 10 yıl hiçbir şey olmaz 10 sene sonra olabilir. 10 yıl boyunca ödediğiniz primin 10 katını 20 katını sigorta size ödemiş olur. Güvence sigortası olarak düşünebiliriz. 

- Büyüme stratejiniz nedir? 

2014’ün şubat ayında ruhsatlarımızı alarak faaliyetimize başladık. Tüm branşlarda ruhsatımız var. Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik alanına da girme gibi düşüncelerimiz var. 2018 yılından sonra planlıyoruz. Bu dönemde şirketimizi hem hizmet alanında hem prim üretiminde büyütmeyi düşünüyoruz. 2014 yılında 26.5 milyon lira prim üretimi yaptık. 2015 yılında ise 292 milyon. Yani yüzde 1.000 büyüdük. 2014’te yaklaşık 7.5≠≠-8 milyon lira olan sermayemizi geçen yıl sonunda 60 milyona çıkardık. Şu an 85 milyon lira ödenmiş sermayemiz var. Bunu da 100 milyonun üzerine çıkarmayı düşünüyoruz. Prim üretimi yaparken maliyenizi de güçlendirmezseniz daha büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalabilirsiniz. O anlamda biz mali yeterliliğe de bakıyoruz. Hazine Müsteşarlığı’nın sigortacılık denetleme kurulunun yaptığı denetimlerde bunları çok rahatlıkla tespit edilebiliyor ve sigortacılık sektörü navigasyonları çok ciddi. 

- Halka açılma gibi bir düşünceniz var mı? 

Aslında biz halka açık bir şirketiz, kooperatif şirket olarak kurulduk. Buradaki en önemli amacımız katılım sigortacılığını teknik olarak daha iyi yapmaktı ama açık kooperatif bir şirketiz. Kooperatif şirketler ortakları dışında işlem yapamazlar ama biz açık kooperatif şirket olduğumuz için ortak dışı işlem yapabiliyoruz. Biz de sigorta işine girmek isteyen herkesi sigorta yapabiliyoruz, anonim şirketmiş gibi bu anlamda halka açılmak derken halka açık bir şirketmiş görünebiliriz ama ilerleyen dönemlerde de halka açılmayı düşünebiliriz tabii ki. 

-Türkiye katılım sigortacılığında ne durumda? 

İslam ülkeleri bazı hassasiyetlerden dolayı ekonomileri gelişmiş bile olsa sigorta yaptırmaktan imtina edebiliyorlar. Peygamber efendimiz döneminde de ticaret yapılırken, bir dayanışma yapılırken, bir model oluşturularak sigortaya benzer bir sistem aslında oluşturuldu. Aslında bir sigorta sistemi oluşturulmuş. Bu baz alınarak dünya da gelişen bir sistem kurdu. En gelişmiş devletlerden biri de Londra, Müslüman ülkelere baktığınızda da Malezya gelişmiş ülke, peşinden de Bahreyn geliyor. Biz de bunu Türkiye’de karşılıklı sigortacılık anlayışıyla yapabilmek için kooperatif kurduk. Kooperatif kurmamızın tek amacı da bu, yoksa sigortacılığı şirket olarak da yapabilirdik. 

- Katılım sigortasında hedefiniz nedir? 

Türkiye’de katılım sigortasıyla beraber sigortacılığı da büyütmek istiyoruz. Zorunlu sigortalar dışında hiç sigorta yaptırmamış bir kesim var. Bunları sigorta yapmaya başladık, oran ciddi anlamda yükselmeye başladı. Tabii şu an yeterli düzeyde değil ama artmaya başlayacak. Biliyorsunuz bankalar da katılım sigorta şirketi kuruyor. Türkiye’de bu çok gelişecek. 2018’e kadar elementer 2-3 tane daha şirketin olacağını düşünüyorum. Katılım sigortacılığı çok gelişecek. 

TRAFİK SİGORTALARI DÜŞECEKTİR 

 - Trafik sigortası hakkında ne düşünüyorsunuz? 

 Çok konuşuldu. Çok konuşulmasının tek bir nedeni var, fiyat. Ama neyi kapsadığı hiç konuşulmuyor. Şirketler anlatmaya çalışıyor. Ama herkesin doğal bir tepkisi var. Fiyatlar geçen sene 300 TL iken bu sene niye 600 TL gibi. Doğru, birdenbire bir yükseliş oldu. Aslında öyle değil. Trafik sigortası uzun yıllar hiç yükseltilmedi. Hatta çoğu yıllar düştü bile. Bir rekabet oldu şirketler arasında. Bunu da şirketler kendi kendine yaptı. Yani zararı kendilerine oldu. Sigortacılıkta esasında şu vardır. Riskini bilmediğiniz hiçbir şeyi sigortalayamazsınız. Riskini bilmediğimiz birçok şeyi sigortalamış olduk çünkü hiç hesaplayamadığımız hasarlarla karşı karşıya kaldık. Zamanında prim hesaplarken bunları hesaplamamıştık. Şimdi bunları hesaplamaya başladık. Bunları hesaplayınca böyle bir primle karşı karşıya kaldık. Aslında olması gereken şuydu. 10 yıl önce 200 liralık bir prim her yıl belli ölçülerde artsaydı, bugün yine aynı rakamlara, hatta belki daha yüksek rakamlara gelecekti. Herkes kabul etmiş olacaktı. 

ARTIK ARACILAR YOK 

Bir de şuna bakmak lazım, neleri kapsıyor trafik sigortası, kasko veya diğer sigortalar neleri kapsıyor? Trafik sigortasının esası şudur; karşı tarafı kapsar. Benim arabam 10.000 lira nasıl olur da 2.000 TL sigorta bedeli çıkar diye düşünebilirsiniz. O arabanın değeriyle ölçülmez, karşı tarafa da verebileceği zararla ölçülür. Sizin arabanız 10.000 TL olabilir ama 200.000 TL’lik bir arabaya da vurabilirsiniz. Karşı tarafta vefat gibi bir durum söz konusu olabilir. Bunların hepsini trafik sigortası karşılıyor. Sigortacılık Genel Müdürlüğü, hem vatandaşı koruyan, hem şirketlerin sürdürülebilirliğini sağlayan bir çalışma yaptı. Artık aracılar yok, kişiler kendileri başvurabilecekler. Şirketlerle mağdurlar arasında iletişim başladı. Tabii aracı olmadığı için şirketlerin maliyetlerini düşürecek. 

EĞİTİMİ GARANTİYE ALMAK ZORUNDAYIZ 

- Eğitim sigortacılığı çok bilinmiyor. Eğitim sigortası nedir? 

Eğitim sigortası, öğrencinin eğitim hayatını güvence altına alan bir sistem yani öğrencinin kaskosu diyebiliriz. Nasıl bir araba aldığınızda kasko olmasa çıkabiliyorsunuz ama trafik sigortası olmadan yola çıkamıyorsunuz, bu bir zorunluluk. Eğitim sigortasının da bir zorunluluk olması gerekiyor. Bununla ilgili birçok proje yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile de paylaşacağız bu projeleri. Devlet okulları dahil eğitim sigortası şöyle anlaşılıyor. Sanki sadece özel okullar yaptırabilir gibi... Hayır devlet okulları da yaptırabilir. Çünkü biz yaşadığımız toplumda görüyoruz, velisinin başına bir şey geldiğinde vefat ettiğinde çocuk okulu bırakıp çalışmak zorunda kalabiliyor. Ülkemizin eğitimli bir toplum olmasını istiyorsak, eğitimi garanti altına almak zorundayız. Doğa Sigorta olarak birinci önceliğimiz buradan para kazanmak değil. Eğitim hayatına katkıda bulunmak. Bu sigorta sadece eğitim hayatını karşılamıyor. Velinin başına bir şey geldiğinde çocuğun eğitimini karşılıyor. Örneğin çocuk okulda koşarken düştü, hemen en yakın hastaneye giderek tedavi masraflarını da karşılıyor. Yaptıranlardan görecekler, bir hasar oluştuğunda nasıl olduğunu anlayacaklar.

SİZE NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ ?

BİLGİLERİNİZİ BIRAKIN, BİZ SİZİ ARAYALIM!