Katılım Sigortacılığı Nedir 

 Tanım

 Katılım, geçmişi Hz.Muhammed (s.a.v.) döneminde oluşan uygulamalara dayanan İslami sigortacılık yöntemidir. Tekâfül, "dayanışma" anlamına gelmekte olup, Arapça kökenli bir kelime olan kefaletten türemiştir. İslam dünyasında çeşitli ülkelerde, farklı yorumlarla uygulanmaktadır. 

Katılım, en kısa haliyle “İslami sigorta” ya da “Faizsiz Sigorta” olarak tanımlanabilir. Türkiye’de bu kavramların karşılığı Katılım Sigortacılığı olarak oluşturulmuştur. Katılım Sigorta sistemi olarak da bilinen bu sigortacılık türü, yardımlaşma veya karşılıklı sigorta şeklinde ifade edilmektedir. Yardımlaşma sigortası; değişik fertlerin birleşerek, içlerinden birinin maruz kalacağı felaketin hasarını tazmin etmek üzere yaptıkları bir yardımlaşmadır. 

Katılım Sigorta Sisteminin temel ilkeleri şu şekildedir: 

  • Yardımlaşma unsurunun/amacının bulunması, 
  • Sermayedar ve sigortalılardan toplanan primlerin faiz dışı piyasa enstrümanları ile değerlendirilmesi, 
  • Sigorta teminatı verilen konularda gayri ahlaki ya da meşru görülmeyen vb. iktisadi kıymetler için seçici davranılması

Katılım Sigortacılığı, sorumluluk paylaşımı esasıyla riskin belirli gruplar arasında dağıtılması mantığına dayanmaktadır.

Katılım sisteminde katılımcıların gönüllülüğü esastır. Bu nedenle toplanan katkılar prim değil teberru’, yani bağış olarak nitelendirilmektedir. Katılımcılardan toplanan bu katkıların sahipliği tamamen katılımcılara aittir ve bu fonların yatırıma yönlendirilen kısımları İslami usullere uygun finansal araçlara yönlendirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde Katılım, konvansiyonel sigortacılığın İslami prensiplerle uyuşmayan kısımlarından arındırılmış hali olarak karşımıza çıkmaktadır.

Genel anlamda üç tür Katılım ürünü bulunmaktadır.

 Genel Katılım: Şirketlerin ya da bireylerin genel olarak karşılaştıkları yangın sigortası, işçi sigortası, emlak sigortası vb. riskleri kapsamaktadır. 

Aile Katılım: Bireylerin ya da şirketlerin uzun vadede korunmasına yönelik olup, örneğin, sağlık planları, eğitim, kaza, evlilik, hac ve umre vb. işler için yapılmakta, vade tarihi 10 yıldan 40 yıla kadar değişmektedir.

Re Katılım: Katılım şirketlerinin, katılımcılarının zararlarını yüksek oranda karşılama talepleri riskine karşı, Katılım şirketlerine koruma sağlamaya yönelik olup, yaygın bir uygulaması bulunmamaktadır. 

 Konvansiyonel sigortacılık sistemi ile kıyaslayacak olursak genel takaful elementer (hayatdışı) sigortacılığın bir alternatifi, aile Katılımı de hayat sigortacılığının Re katılım da reasüransın bir alternatifi olarak görülmektedir.

İşleyiş

Katılım sigorta, katılımcıların gönüllü katkı (teberru) ve karşılıklı yardımlaşma (teavün) esasları ile bir araya gelmesine dayanır. Fertlerin teberrularından (bağış) oluşan bir sandıktan felakete uğrayan muhtaç kimselere yardım edilme anlamında, “Teberru Sandığı” şeklinde oluşan yardımlaşma sigortalarının meşruluğu hakkında ise âlimler arasında ihtilaf yoktur. Aksine, sigortanın bu şekli İslam’ın iyilikte yardımlaşma emrinin (Maide, 5/2) muhtevası dâhilinde görülmüştür.

Katılımcılar belirli bir risk için ödedikleri paralarla bir birikim havuzu oluştururlar. Bu havuz, riskin meydana gelmesi durumunda ilgili katılımcıya zararının karşılanması için finansman sağlar. Havuzdaki para miktarının yetersiz kalması durumunda, katılımcılardan ilave para alınır. Eğer fondaki para fazla gelirse, bu miktar katılımcılara iade edilebilir. Yine, havuzda para kalmaması durumunda katılımcıdan para toplanmasından ziyade sermayedarlar veya varsa hasar durumunda retakafül şirketi tarafından havuza Karz-ı Hasen (Borç Para) verilebilir.

Katılım sigortacılığında, katılımcılardan alınan paralarla oluşan havuz ile Katılım sigorta şirketinin sermayedarlarının paralarını yansıtan havuzlar ayrı ayrı tutulur. Ayrıca, Katılım sigorta şirketi tarafından İslami şartların dışında bir finansal yatırım yapılmaması gerekir.

Katılımcı, kullanılan Katılım yapısına göre şirketin katılımcısı ve/veya katılımcı ortağı olabilmektedir. Yine kullanılan yapıya göre dönem sonu fon havuzlarında yapılacak gelir/gider kontrolü sonrasında artı bir bakiye oluşmuş ise oluşan karın katılım tutarı oranındaki kısmı ile birlikte katılım tutarını şirketin sürdürülebilirliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde geri alabilir ya da havuza havuz artı bakiye verdiğinde geri alınmak üzere borç ( karz-ı hasan) verebilir.

Katılımcılardan toplanan prim/bağışlar risk havuzunda toplanmakta ve havuz sanki bir şirket gibi yönetilmektedir. Hasar vb sigortacılık ile ilgili tüm giderler bu havuzdan karşılanır aynı zamanda havuzdaki para faiz içermeyen enstrümanlarda değerlendirilerek paranın elde tutulmasından kaynaklanan maliyet giderilir ve dönem sonunda elde edilen kâr sigortacı ve sigorta ettiren arasında paylaşılabilir.

Bu çalışma mantığı sebebi ile Katılım sigortanın, kooperatif sigorta denilen sigortacılık türü ile çok benzer olduğu söylenebilir.

  • Faiz (riba) ve belirsizlik yasaktır (bir varlığa dayanma ilkesine uyulması gerekmektedir.)
  • Finansmanın somut, gözle görülür, elle tutulur bir varlığa dayandırılması gerekir.
  • Aşırı risk almama (maisir),
  • Kâr ve zararın paylaşılması ilkesine uyulması gereklidir.
  • Spekülasyon yasaktır.
  • Sözleşmede belirsiz ya da net olmayan hususlar (gharar) bulunmamalıdır.
  • İslami olarak uygun olmadığı düşünülen ve faiz içeren enstrümanlara yapılan yatırımlar (haram) bulunmamalıdır.

Farklar

Konu Katılım Sigortası Geleneksel Sigorta
Sözleşme Bağış ve acente ya da Kar-Zarar sözleşmesinin birleşiminden oluşan karma bir yapıya sahiptir. Sigortalıların poliçeleri alıcısı olduğu bir satın alma sözleşmedir.
Şirket Pay sahipleri katılımcıların adına bir acente gibi hareket eder ve sigortacı yerine operatör/işletmen olarak adlandırılır. Sigortalılar ve şirket arasında birebir bir ilişki mevcuttur.
Underwriting (Risk Kabul)Zararı Katılımcılar katılım fonunun da sahibi olduğu için underwriting riskini de onlar üstlenmektedir. Pay sahipleri (sigorta şirketi) underwriting riskini üstlenir.
Katkı(Teberru')/Prim Katılım tamamen gönüllülük esasına dayanır. Bu nedenle alınan katkılar teberru'(bağış)olarak adlandırılır. Sigortacıların güvence için ödediği meblağa prim denilmektedir.
Katkı(Teberru)/Prim Ödenme Şekli Dönemsel ya da tek seferde gerçekleştirilebilen katkılar katılım fonuna aktarılır. Sigortalıların ödenmiş olduğu primlerin sahibi sigorta şirketidir.
Katkı(Teberru)/Prim Sahipliği Toplanan katkılar katılımcıların ortak sahipliğinin olduğu katılım fonuna aktarılmakta ve operatör tarafından yönetilmektedir. Ödenen primlerin sahipliği sigorta şirketine aittir.
Katkı(Teberru)/Prim Ödenmesinin Gecikmesi Gecikme durumunda katılım şirketi faiz işletemez. Primlerin geç ödenmesi durumunda faiz işletilir.
Sigorta Rizikosu Katılımcıların rizikosu Katılım havuzuna aktarılır Sigortaların rizikosu sigortacılara kaydırılır.
Prim Fazlası ve Rezervler Underwriting fazlası üzerinde katılımcıların ortak sahipliği vardır. Sigortacı, rezerv ve prim fazlasının sahibidir.
Yatırım Katılım fonundaki ve pay sahiplerinin fonundaki varlıklar İslami usullere uygun yatırım araçlarına yönlendirilir. Yasal düzenlemelerde belirlenen kurallar dışında herhangi bir sınırlama mevcut değildir.
Yasal Düzenleme Katılım için belirlenen yasal düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık gösterebilmektedir. Ayrıca İslami bir Danışma Kurulunun kurulması gerekmektedir. Belirlenen (seküler) yasal düzenlemelere tabidir.
Muhasebe Bir bilanço ve iki gelir tablosu mevcuttur. Şirketin ve katılımcıların gelirleri ayrı hesaplanır. Bazı ülkelerde AAOIFI standartlarının uygulanması gerekir. Şirketin birer bilançosu ve gelir tablosu mevcuttur.
Reasürans / Retakafül BKatkıların reKatılım şirketine devredilmesi gerekmektedir. Ancak reKatılım şirketinin yokluğu durumda İslam hukukçuları belli şartlarla Katılım şirketlerinin konvansiyonel reasürans şirketleriyle çalışmasına müsaade etmiştir. Primler (ve risk) reasürans şirketine devredilir.


İşleyiş

Uygulanan Model

Genel Katılım sistemi ile en uyumlu Katılım sisteminin Vekâlet sistemi olduğu düşünüldüğünden, Şirketimiz Vekâlet Katılım sistemini benimsemiştir.

Katılım uygulamaları günümüzde farklı yapılarla oluşturulabilmektedir. Bu yapıların hepsinin İslam hukuku kurallarına uygun şekilde belirlenmiş olan sözleşme şekillerine göre olması gerekmektedir. Günümüzde yaygın olarak üç çeşit Katılım yapısı uygulanmaktadır. Bunlar; mudarabe, vekâlet ve bunların birleşiminden oluşan karma yapıdır. Bunların dışında vakıf modeli de mevcut olarak kullanılmaktadır.

Mudarabe Modeli

Katılımcılardan katkı (teberru’) toplanıp bunlar Katılım fonuna aktarılır. Bu toplanan fondan masraflar (reasürans harcamaları, operasyonel harcamalar, hasar ödemeleri vb.) düşüldükten sonra kalan miktar İslami usullere uygun yatırım araçlarına yönlendirilir. Katılımcılar ile Katılım şirketi arasında mudarabe sözleşmesi imzalanır. Yani bir emek sermaye ortaklığı sözleşmesi çerçevesinde bu fonlardan elde edilen kar/zarar şirket ve katılımcılar arasında yapılan anlaşmaya göre oranı önceden belirlenen rakamlara göre dağıtılmaktadır. Bu modelde tek bir sözleşme yatırım ve sigortacılık aktivitelerini kapsamaktadır. Bu modelin uygulamasına en fazla Malezya’da rastlanmaktadır.

Vekâlet Modeli

Bu Katılım yapısında mudarabe yapısından farklı olarak, Katılım şirketi ile katılımcılar arasında bir vekâlet sözleşmesi imzalanır ve Katılım şirketi ücretini bu vekâlet ücreti karşılığında almaktadır. Vekâlet modelinde operatör şirket, havuzu işletmeye başlamadan önce birikimlerin bir kısmını kendine bir ücret olarak almaktadır. Bu ücrete vekâlet ücreti adı verilmektedir. Bu modelin temel ilkesi şirketin poliçe sahibinin vekili gibi hareket etmesidir. Şirketin rolü havuza ait tüm işlemleri önceden belirlenmiş bir ücret mukabilinde yerine getirmektir. Yatırıma yönlendirilen fonlardan elde edilen kar ya da zarardan ise; bir mudarabe sözleşmesi yapılmadığı için Katılım şirketine herhangi bir yansıması gerçekleşmez. Vekâlet modeli Katılım şirketlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Vekâlet sözleşmesi genellikle sigortacılık aktivitelerinde yaygın bir şekilde Türkiye’de kullanılmasına karşın toplanan fonların yatırımı ile ilgili sözleşmelerde nadiren kullanılmaktadır.

Karma

Karma Katılım yapısı diğer iki Katılım yapısının birlikte kullanımıyla oluşan bir Katılım modelidir. Bu modelde hem vekâlet sözleşmesi, hem de mudarebe sözleşmesi yapılmaktadır. Şirket fonların sahiplerinin vekili olarak vekâlet ücreti karşılığında fon yönetimi yaparken, aynı zamanda elde edilen kar/zarar karşılığında da yapılan sözleşme gereği payını almaktadır. Kar/zarar paylaşımı yapılan anlaşmalara göre farklılık gösterebilmektedir. Bu model Katılım sektöründe en çok kullanılan model olarak belirtilmektedir. Özellikle Orta Doğu ülkelerinde ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Bu yapıda sigortacılık faaliyetleri vekâlet sözleşmesiyle yapılırken, yatırımdan elde edilecek olan kar ve zarar ise mudarebe sözleşmesi ile yapılmaktadır.

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bize bilgileriniz bırakın sizi arayalım.

Bize Ulaşın